Biz KOBİ statüsünde bir Aile şirketiyiz. Çalıştığımız bankalar bize profesyonelleşmeyi öneriyorlar ancak biz Aile olarak çalışmaktan mutluyuz. Bizde bir gariplik mi var?


Aile ile “iş”i birbirinden ayırdetmeyi becerebildiğiniz müddetçe “Aile şirketi” gibisi yoktur. Herşeyden önce Aile geleneği devam eder. Ailenizi var eden belki de ona adını veren yaptığı iştir. Demircioğlu, Sepetçioğlu vb. Aile fertleri bu işi devralmayı ve devam ettirmeyi bir görev addediyorlarsa bence bundan normal bir sonuç olamaz.

Ayrıca Ailenin değerleri de burada çok önemlidir. Bazı ailelerde, aile işine girmek ve onu devam ettirmek, çocukların kaderi olarak küçük yaştan itibaren empoze edilir. İleriki yaşlarda bunun gerçekleşmesi, beklentileri yerine getirmesi açısından çok rahatlatıcı da olabilir.

Aile şirketinde çalışmak, “başkasının yanında” hatta bir büyük şirkette çalışmaktan çok daha rahattır. İnsanlar bilhassa “özgürlükleri” açısından aile şirketlerini “dışarıya” tercih ederler. Bence haklılar da! Bir büyük şirkette “herhangi bir kişi” olmaktansa Aile işinde sorumluluk ve inisiyatif almak, iş tatmini ve kariyer açısından çok daha doyurucu, farklı konularla uğraşma ve öğrenme imkanı çok daha fazla olabilir.

Bir çok ailede iş yüzünden kavga çıktığı malumunuzdur. Ancak bazı ailelerde “iş” aileyi birleştirir. Anadolu kültüründe, daha geniş düşünürsek Akdeniz kültüründe bunu görürüz. Aileler “dünyanın derdi” ile uğraşmak için birarada olmayı ve birlikten kuvvet almayı tercih ederler. “İş” için birarada oldukları zaman bilhassa güçlükler karşısında aile bağlarının da güçlendiğini düşünürler.

Şirketlerin ihtiyacı profesyoneller tarafından değil “profesyonelce” yönetilmektir. Eğer bunu aile fertleri yerine getiriyorsa, danışmanlara fazla da kulak asmayın.

Soru: Perakendecilik alanında faaliyet gösteriyoruz, ancak internet üzerinden alışverişe pek sıcak bakmıyoruz. Mağaza zincirlerinin internet’e geçmesini doğru buluyor musunuz?


Bu kararı sizin vermemeniz gerektiğini düşünüyorum. Bu sizin istemenizden ziyade müşterinizin isteği ile bağlantılıdır. Müşteriniz mağazanıza fiziken gelip alışveriş yapmak zevkini internetten alışveriş etme kolaylığına tercih ettiği müddetçe internet üzerinden sadece bilgi, haberleşme ve katalog hizmeti vermeniz yeterlidir. Ancak verdiğiniz hizmet ve sattığınız ürün ayrıcalığını kaybettikçe, müşteriniz “sanal” alışverişe yönelecektir. Bu arada size küçük bir ipucu! Mağazanızda “pazarlık usulü” satış yapılıyor ve mağazaya gelen “karlı” çıkıyorsa, korkmayın henüz internetten alışveriş paniğine girmenize gerek yok.

Soru: Internet üzerinden iş yapmak istiyoruz. Web sitemize isim bulmakta zorlanıyoruz. Ne tavsiye edersiniz? Zakki gibi isimler mi bulmak lazım?


Zakki gibi isimler derken kısa, anlamsız ve “enteresan” veya moda deyimle “cool” isimleri kastediyorsanız, fazla uzak sayılmazsanız. Internetin ilk döneminde moda olan “genel” isimlerin yerine artık “özel” isimler tercih ediliyor. İlk oyun sitesinin isminin mesela oyun.com gibi genel bir isim olması tanınması ve bulunması için faydalı idi ancak birçok oyun sitesi açıldıktan sonra oyun.com “hangi oyun” sorusuna muhattap ve kişiliksiz kalıyor.

Yapacağınız iş için ters kaçmayacak, başka dillerde, özellikle 3 büyük dilde yanlış anlaşılmayacak “özel” bir isim bulmanızı tavsiye ederim.

Harflerin klavyede yakın olması bence fazla önemli değil. Hele 2 klavye kullanılan ülkemizde iyice anlamsız.

Kısa olması iyi olur ancak belli başlı “uzatmalarda” kısa isim kalmadı. Uzatma olarak “.com” dan vazgeçmeyin derim. Hele meşhur bir “.com” un “.net” veya “.tv” gibi uzatmalarını almak marifet değil sadece para ve zaman kaybıdır.

Yaratıcı ve özgün olun. Ancak kişiliğinize aykırı bir uca da gitmeyin. Unutmayın bu ismi inşallah yıllarca taşıyacaksınız. Uzun ömürlü olsun. Kendinize yeniden bir ad koysanız ne yapardınız? Yine aynısını mı koyardınız? Yoksa değiştirir miydiniz?