Aile ile “iş”i birbirinden ayırdetmeyi becerebildiğiniz müddetçe “Aile şirketi” gibisi yoktur. Herşeyden önce Aile geleneği devam eder. Ailenizi var eden belki de ona adını veren yaptığı iştir. Demircioğlu, Sepetçioğlu vb. Aile fertleri bu işi devralmayı ve devam ettirmeyi bir görev addediyorlarsa bence bundan normal bir sonuç olamaz.
Ayrıca Ailenin değerleri de burada çok önemlidir. Bazı ailelerde, aile işine girmek ve onu devam ettirmek, çocukların kaderi olarak küçük yaştan itibaren empoze edilir. İleriki yaşlarda bunun gerçekleşmesi, beklentileri yerine getirmesi açısından çok rahatlatıcı da olabilir.
Aile şirketinde çalışmak, “başkasının yanında” hatta bir büyük şirkette çalışmaktan çok daha rahattır. İnsanlar bilhassa “özgürlükleri” açısından aile şirketlerini “dışarıya” tercih ederler. Bence haklılar da! Bir büyük şirkette “herhangi bir kişi” olmaktansa Aile işinde sorumluluk ve inisiyatif almak, iş tatmini ve kariyer açısından çok daha doyurucu, farklı konularla uğraşma ve öğrenme imkanı çok daha fazla olabilir.
Bir çok ailede iş yüzünden kavga çıktığı malumunuzdur. Ancak bazı ailelerde “iş” aileyi birleştirir. Anadolu kültüründe, daha geniş düşünürsek Akdeniz kültüründe bunu görürüz. Aileler “dünyanın derdi” ile uğraşmak için birarada olmayı ve birlikten kuvvet almayı tercih ederler. “İş” için birarada oldukları zaman bilhassa güçlükler karşısında aile bağlarının da güçlendiğini düşünürler.
Şirketlerin ihtiyacı profesyoneller tarafından değil “profesyonelce” yönetilmektir. Eğer bunu aile fertleri yerine getiriyorsa, danışmanlara fazla da kulak asmayın.