Soru: Kurumsal Kültür ile kurumsal kimlik aynı şey midir?


Kurumsal Kimlik;bir kurumun veya şirketin kendini görsel olarak ifade ediş şeklidir. Hedef sadece dış tüketici değil, aynı zamanda iş ortakları ve iç tüketicilerdir. Logosunda, kartvizitinde,antetli kağıdında, bayrağında, tabelasında, ambalajında kısaca iç ve dış tüketici ile karşı karşıya kaldığı her noktada kendini gösterir.

Kurumsal kültür ise bir kurumun veya şirketin yazılı olmayan, değerleri ve kurallarını ifade eder, geleneklerini taşır. Kurumun sağduyusudur.

Kurumsal kültür ile kurumsal kimlik arasında çok yakın bir etkileşim vardır. Bazı şirketlerin kurumsal kültürü kurumsal kimliğe çok sıkı sahip çıkar, diğerleri daha zayıf olabilir. Bazı şirketlerde maddi imkanlar elvermese de kurumsal kimlik uygulamalarından taviz verilmez. Diğerlerinde imkanlar neredeyse sınırsız da olsa, kurum kimliğinden taviz verilmesi her an heryerde olabilen hadiselerdendir. Kurumsal kimliğin belirlenmesinde konunun ele alınış şekli de kurum kültürü tarafından belirlenir.

Soru: 2002 yılı personel zamları konusunda zorlanıyoruz. Ne oranda zam yapalım?


Hortumcuların yükselttiği piyasayı bir daha hiç görmeyeceğiz. 1997-2000 döneminde gördüğümüz veya duyduğumuz ücretler artık yok. 2002’den sonra primler daha öncelikli olacak. “Kazandır sen de kazan” formülü şimdiye kadar sabit ücret ağırlıklı çalışan firmalarda da uygulanmaya başlayacak. Sabit maaş ağırlıklı çalışan firmalar bunun sıkıntısını 2001 de fazlasıyla çektiler ve bir daha o günlere dönemk istemeyecekler. Beyaz yakalı personelin baz maaşları “reel” olarak düştü, daha da düşecek. Siz de kendinizi buna ayarlamalısınız.

Bu uygulamanın en büyük engeli; şirketinizde varsa devam eden toplu sözleşmeler olacaktır. Toplu sözleşmeleri yeniden görüşme imkanınız yoksa belli bir dönem şirket içi dengesizliğin oluşacağını bilip bunu göğüslemeye hazır olmalısınız.

“Yıldızlar” daima iyi kazandılar göreceli olarak daha iyi kazanmaya devam edecekler. Ancak her takımdaki yıldız oyuncunun adedi kaçınılmaz olarka azalacak. Doğrusu zaten bu idi ama rekabet “yıldız savaşları” nı körüklediği için kaçınılmaz olarak “yedek kulubesi” bile “yıldızlar” ile dolmuştu.

2001 yılında zam yaptınız mı?

Temmuz da ara zam yaptınız mı?

2001 içinde maaş indirimi yoluna gittiniz mi?

Yaşam mücadelesi mi veriyorsunuz yoksa toparladınız mı?

Ortalama ücret piyasaya göre nerede duruyor?

Sektörünüz krizi atlattı mı, büyüme başladı mı?

Bunları bilmeden tek bir rakam konuşmak mümkün değil.

O yüzden problemi dilimlere ayırmakta fayda var.

Satış personeli için prim ağırlıklı yeni bir düzene geçmenin tam zamanıdır. Dostlar alışverişte görsün kabilinden bir zam oranı da yapmak gerekecektir. Unutmamak gerekir ki; insanlar eline geçen toplam paraya bakarlar. Ancak bu rakam henüz ellerine geçmeden de sizin yeni sistemi çok iyi anlatmanız gerekir. Sistemin kabul görmesi için primli sistemde kazanılacak toplamın sabit ücret sisteminde kazanılandan fazla olması gerekir.

Üretimde çalışan personel için de verimliliğe endeksli bir prim sistemi geliştirilmelidir. Toplu sözleşmeli personelden geri kalmamalıdırlar. Bu prim o farkı kapatmak amacıyla da kullanılabilir.

Mali işler, insan kaynakları ve idari işler personeli sabit ücret sisteminde kalacaktır. 2002 Ocak maaşlarının 2001 Ocak maaşlarının %55-65 oranında arttırılması makul olacaktır.

Soru: Hizmet sektöründe faaliyet gösteriyoruz. bütçe yaparken nelere dikkat etmek gerekir?


Hizmet sektörü de satış ve masraf bütçesi yapacaktır. Ancak; en önemli gider olan personel için ayrı ve detaylı bir çalışma yapmakta fayda vardır. Hizmet sektörü sermaye yoğun olmamakla birlikte bir tahsilat ve ödeme bütçesi yaparak nakit akımını bütçelemekde de günümüzde sayısız fayda vardır.

Hizmet satış bütçesi 2 türlü yapılabilir.

Müşteri sayınız az ve 2 elin parmakları kadar müşteriniz cironun %80-90’ını yapıyorsa; bu “iyi müşteriler” için müşteri bazında satış bütçesi yapmalısınız ve sene boyunce da onları yakın takibe alarak bu bütçelerin gidişatını takip etmelisiniz. Danışmanlık firmaları, reklam ajansları vb. profesyonel hizmet firmaları bu şekilde bütçe yapmalıdır. Profesyonel hizmet firmalarında “new business” çok öenm kazanır. Yeni müşteri kazanılması ve mevcut müşterilere verilen hizmetin kapsamının kalıcı bir şekilde büyütülmesi için hedefler koymak ve bu hedefleri tutturmak için ayrı bir pazarlama bütçesi oluşturmak gerekir.

Müşterilerinizin adedi yüksek ve ciro içindeki payı eşit ve dağınık ise (perakendeciler vb.) adet ve alışveriş başına ciro hedefleri koymalısınız. Haftanın her günü için farklı hedefler… Her reyon için özel hedefler de tespit edilebilir. Büyüme programı büyük bir ihtimalle yeni hizmet noktaları oluşturulmasından geçecektir. Bu büyüme mevcut mekanlarda reyon arttırımı yolu ile de olabilir tamamen farklı bir mekanda (örneğin internet) hizmet vererek de olabilir. Bu hedefi gerçekleştirmek için ayrıca yatırım, pazarlama ve işletme bütçeleri hazırlamanız gerekir.

Masraf bütçesi satış bütçenize paralel hazırlanmalıdır.

Eğer müşteri bazında satış bütçesi hazırladıysanız masraf bütçesi iki bölümden oluşmalıdır. Sabit masraflar ve müşteri bazında masraflar. Bu oranın 1:3’ün üstüne çıkması makul değildir. Bu sektörde “new business” kolay değildir ve sabit masraf bazı yüksek olduğu takdirde müşteri memnuniyeti düşer şirketin kırılganlığı artar.

Eğer perakende bütçesi hazırladıysanız; masraf bütçenizin ilk kısmı yine sabit masraflardan, ikinci kısmı ise hizmet noktası masraflarından oluşacaktır. Sabit masrafların toplam masraflara oranı sürekli düşen trendde olmalıdır. Hizmet noktası masrafları da kendi içinde sabit ve değişken olarak ayrılır. Önemli bir kısmı sabit niteliklidir. Hizmet noktalarında tekip edilmesi gerekn kriterler işlem başına maliyetler, m2 başına maliyetler, masraf/ciro oranlarıdır. %20’nin üzerinde bir masraf/ciro oranı kabul edilemez. O hizmet noktası için satış bütçesi değil tasfiye programı yapılmalıdır.